Göleden Haber . Gölenin İlk ve Tek Haber Portalı
ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

Ardahan Derneği

www.ardahankulturevi.com/

GÜLBARİN

GÜLBARİN

Tarih 19 Temmuz 2011, 16:07 Editör Poyraz Rüzgar

Hoçvan masalı

Bir varmış bir yokmuş. Eski zamanların birinde bir şehirde şehrin paşası ve paşanın üç kızı yaşarlarmış. Kızlardan en büyüğünün yaşı evlilik yaşını çoktan geçmiş, ortancasının yaşı da evlilik çağını geçmiş, en küçüğünün yaşı da tam evlilik yaşıymış. Babalarının kendilerini evlendirmediğini gören kızlardan en büyüğü babasına tamamen çürük bir kal , ortancası yarısı çürük bir kal, en küçüğü ise taze bir kal göndermişler. Paşa bunun ne anlama geldiğini sormuş leleye .Lele de paşaya :’’ En büyük kızın, çoktan vaktin geçti ; ortanca kızın benim de vaktim geçti ; küçük kızın ise ben tam evlilik vaktindeyim demek istiyor .’’ Bunun üzerine paşa ertesi gün sabah erkenden üç top atılmasını emretmiş . Birinci topun düşeceği yere en büyük kızını vereceğini , ikinci topun düştüğü yere ortanca kızını , üçüncü topun düştüğü yere ise küçük kızını vereceğini söylemiş .Ertesi sabah toplar atılmış .  Birinci top lelenin camına , ikinci top vezirin camına , üçüncü top da çobanın camına düşmüş .

Akşam çoban evine gelmiş . Haberi alınca korkusundan paşanın kızının yanına gidip : ‘’ Sen benim dünya ahret bacımsın .’’ demiş . Kız da ona onun kısmeti olduğunu söylemiş . Bunun üzerine hepsi evlenmiş .

Üç kız kardeş hamile kalınca bir çeşme başında buluşmuşlar . Büyük ve ortanca kız faytonla gelmişler çeşme başına . Küçük kız ise yürüyerek gelmiş . Eve dönüşte diğer iki kız kardeşlerini bırakıp gitmişler . Küçük kız orada beklerken bir anne güvercin ve yavrusu yukardan onu izlemişler . Yavru güvercin annesine kızın çeşme başında ne beklediğini sormuş . Anne güvercin de kızın kocasının fakir olduğunu ve onun için yürüyerek geldiğini söylemiş . Yavru güvercin annesine uçacağını ve yukarıdan   kızın üstüne bir taş ve tarak düşüreceğini söylemiş . Eğer kız dillerinden anlıyorsa tarağı saçına her vurduğunda her tarafın altın olacağını ve taşı alırsa da dar günlerde işine yarayacağını söylemiş . Bir kızının da olacağını ve bu kızın her gülüşünde ağzından güller yağacağını söylemiş .

 

 

 

Akşam kocası eve gelmiş küçük kızın . Karısını evde göremeyince komşularına sorup çeşme başına gitmiş . Gittiğinde karısının kucağında bir kız çocuğuyla oturduğunu görmüş . Çoban karısını ve kızını alıp evine gitmiş . O akşam kızı banyo yaptırmışlar . Annesi kızının saçına tarak vurduğunda her tarafın altın olduğunu görmüş . Kocası buna şaşırınca karısı olup biteni anlatmış . Sonra kocasına , bu altınlarla gidip kızına değerli kumaşlar almasını , evi güzel yiyeceklerle doldurmasını ve birgün içinde babasının sarayının karşısında öyle bir saray yapmasını istemiş ki babasının konağı onun yanında çadır gibi görünmesini istemiş . Kızın paşa babası sabah kalktığında saatin geç olmasına rağmen sarayına hiç ışık girmediğini görmüş . Bunun neden böyle olduğunu sorunca çoban olan damadının sarayın karşısına çok büyük bir ev yaptığını söylemişler . Bunca zaman kızına sahip çıkmayan baba ,  anne ve kardeşler artık küçük kıza sahip çıkmaya başlamışlar .

Uzun yıllar geçmiş aradan…Başka bir şehrin paşasının oğlu diyar diyar dolaşıp evlenecek bir kız arıyormuş .  Kızın babasının şehrinden geçerken üç  kızın gülüşüp oynaştığını görmüş . Bir tanesinin gülerken ağzından güller saçıldığını görmüş ve bu kıza ( çabanın kızı Gülbarin) aşık olmuş . Diğer iki kız da Gülbarin ‘ in teyzelerinin kızlarıymış . Delikanlı , Gülbarin ‘ i istetmiş . Ülkesine gidince ne kadar güzel bir kız istediğini anlatmış herkese ve düğün hazırlıklarına başlamalarını istemiş . Düğün günü için iki şehir arasında halılar serdirmiş . Düğün için kızın berbisi kızın ortanca ablası olmuş . Paşanın oğlu ile ailesi Gülbarin ‘ i almaya geldiklerinde berbisi Gülbarin ‘ in gözlerini oyup bir dereye atmış . Onun yerine kendi kızını koymuş . Geleneklere göre yüzü kapalı bir şekilde diğer şehre vardıklarından damat ancak o zaman farkına varabilmiş. Herkes paşanın oğluyla alay etmeye başlamış.

Bu arada Gülbarin derede gidip gidip bir su değirmeninin önünü tıkamış . Değirmen sahibi yaşlı dede ve karısı Gülbarin ‘ i alıp evlerine götürüp banyo yaptırmışlar . Cebinden çıkan tarakla saçını taradıkça her tarafın altın olduğunu görmüşler . Bunu gören değirmencinin karısı kocasını çağırıp olanları anlatmış . Gülbarin de saçını her yıkadığında böyle olduğunu söylemiş onlara . Değirmenci bu sayede zengin olmuş .

 

Bu arada paşanın oğlu aldığı kızın Gülbarin olmadığını söylemiş , onun güldükçe ağzından güller saçıldığını söylemiş . Kız da buna karşılık bazen böyle olduğunu söylemiş . Paşanın oğlu yine inanmamış ve kıratıyla Gülbarin ‘ i aramaya çıkmış .

Gülbarin değirmenciye iki deste gül verip paşanın şehrine gitmesini ve ‘’ Bir çift göze , iki deste gül veriyorum ‘’ demesini istemiş . Bir çift göz buluncaya kadar da dönmemesini istemiş .  Değirmenci şehre gidip bağırmış , en sonunda bunu duyan kız adamı yanına çağırmış . Bir zamanlar annesi ile oydukları Gülbarin ‘ in gözlerini verip iki demet gül almış . Böylece Gülbarin gözlerine kavuşmuş . Bu arada Gülbarin paşanın oğlundan hamileymiş ve doğumu da yaklaşıyormuş . Gülbari değirmenciden uzak bir çölde bacasız bir köşk yapmasını ve kendisini de bir sandığın içine koyarak köşeye koymasını istemiş . Adam Gülbarin ‘ in dediklerini yapmış .

Paşanın oğlu Gülbarin ‘ i aramaya çıkmış . Her çıktığında da bir ceylenla karşılaşıyor ma bir türlü de onu yakalayamıyormuş . Bu ceylan Gülbarin ‘ in ruhuymuş ( Gülbarin sandıkta ölmüş ve bir oğlu olmuştur . Oğlu iki yaşına kadar annesinin ölü bedenini emerek yaşamıştır. ) Paşanın oğlu sonunda ceylanı takip edip konağa girmiş ve sandığı açmış . Sandıkta Gülbarin ‘ in ölü bedenini ve iki yaşındaki oğlunu görmüş . Bu arada çocuk annesinin cebinden bir taş – güvercinin attığı taş – alıp annesinin ağzına atmış ve Gülbarin canlanmış .

Başından geçenleri , teyzesinim ona yaptıklarını kocasına anlatmış . Çıkıp şehre gitmişler . Kırk gün kırk gece düğün , dernek kurmuşlar . Gülbarin ‘ in teyzesinin kızının da saçlarını yolup annesine göndermişler .

Onlar ermiş muradına biz çıkalım kerevetine …¹

 

 

 Gulbarin : Gül yağmuru , yağmur kızı.

 

 

1. Hakime Şit , 77 yaşında , Panik ( Tunçoluk ) - Hoçvan

Tamer MERDİNİK - Levent ŞİT , Göle- Hoçvan Yöresi Anonim Halk Ürünleri Derlemesi , 2008

Bu haber 1126 defa okunmuştur.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

EDEBİYAT

METİN KAYA ' YA BİR ÖDÜL DAHA

METİN KAYA ' YA BİR ÖDÜL DAHA METİN KAYA ' YA BİR ÖDÜL DAHA

KIZ ÇOCUĞU

KIZ ÇOCUĞU Nazım HİKMET
KAZA DEĞİL KATLİAM15 Mayıs 2014

Haberturk

Habertürk


Haberler www.haberturk.com tarafından sağlanmıştır.

Fakülte İstiyoruz


İst.Göle Derneği

http://www.goledernegi.com
 

Göle Haber Portali,Gölenin ilk ve tek haber Portalidir.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi